Şehir parkları
Arap Çataroğlu

Arap Çataroğlu

Şehir parkları

02 Ekim 2017 - 10:51 - Güncelleme: 03 Ekim 2017 - 09:45

“Aslan yatağından belli olur.” Atasözü


Şehirler inanılmaz hızla büyüyor. Kimsenin dönüp bakmadığı alanlar önceleri gecekondu tarzı binalarla, daha
sonra apartmanlarla dolup taşıyor. Arkasından siteler boy gösteriyor. Mahalle arasında boş arsalarda oyunlar
oynayan, top koşturan çocukları göremez olduk. Piknik yapılabilecek, yeşil alan olarak görebileceğimiz sadece iri
ufaklı parklar kaldı.


Ortak kullanım alanlarını kimileri sadece kendi mülkiyeti gibi kullanıyor. Yaya kaldırımları araçlarla dolmuş.
Parkların durumu içler acısı. Birileri gelir kullanır, görenlerin içini sızlatacak bir hale getirip öylece bırakır. Hor
kullanmayı anladık diyelim. Gördüğü her güzelliğe zarar vermenin anlamı nedir? Yeni dikilmiş fidanlar üzerinde güç
denemesi yapılmış. Bazıları kırılmış, bazıları kökten sökülmüş. Onların kuruması için elinden geleni yapmışlar.
Bütün olumsuzlukları yenip bir yıl sonra yeniden filiz çıkaran fidanlar unutulmamış. Onların yeni çıkan filizleri
koparılmış.


Önceki yıllarda yazlık sinemalarda, konserlerde yetkililer uyarırdı: “Lütfen kabuklu yemiş yemeyin.
Çekirdeklerin kabuklarını yerlere atmayın.” Kurallara uymamak gibi bir alışkanlığımız var. Yetkililerin uyarılarını
anımsatmak zorunda kalanlara yapılan hakaretlerin, meydan okumaların sayısı belirsiz.
Parklarda yeşilliklerin arasında saatlerce sohbet edip boş oturmaktan sıkılanlar olmuş. Sıkıntılarını
giderebilmek için kırıp dökecek, üzerinde ateş yakabilecek bir şeyler aranmış.


İnternet ortamında görmüştüm. Bazı parklarda çekilen fotografların altına uyarılar yazılmış: “Lütfen evinizde
beslediğiniz hayvanları başıboş sokağa bırakmayın.” Aslına bakarsanız bu uyarılar; sokak hayvanları, vahşi hayvanlar
dahil tüm hayvanlara yapılabilecek en büyük hakarettir.


Arkadaş sohbetlerinde konuşulan konular üç aşağı beş yukarı aynıdır. Okul anılarıyla başlayan sohbet manita
davasıyla devam eder. Spor, daha çok futbol konuşulduktan sonra sıra ülkeyi kurtarmaya gelir. Ülkeye, bazı ortak
değerlere sahip çıkabilmek için birilerine küfür etmek yetmez. Mutlaka birilerine haddini bildirmek gerekir.
Sohbetler o kadar koyulaşır ki yere atılan çöpler, sigara izmaritleri onları rahatsız etmez. Aynı ortamda bulunmak
zorunda kalanların duyduğu argo sözlere, küfürlere karşı koyabilmek yürek ister.


Parklarda saatlerce süren sohbetlerden geriye sadece kırıp dökülenler birde çöpler kalır!

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar